Karar Özeti
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, alacağın belirli veya hesaplanabilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası şartlarının bulunmadığı durumlarda davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmesinin doğru olmadığı vurgulanmıştır. Özellikle alacağın bir kısmının talep edildiğinin dava dilekçesinden anlaşılması halinde mahkemenin davayı kısmi dava olarak nitelendirerek esastan incelemeye devam etmesi gerektiği kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesi ise bu tür usulden ret kararlarının mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceğine hükmetmiştir.
Uyuşmazlık Konusu
Uyuşmazlık, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davada talep konusu alacağın gerçekte belirli veya hesaplanabilir nitelikte olup olmadığı ve bu durumda davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilip reddedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Yargılama Süreci Değerlendirmesi
| Merci | Yaklaşım / Karar |
|---|---|
| İlk Derece Mahkemeleri | Bazı uygulamalarda alacağın belirli veya hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. |
| Yargıtay ve AYM | Belirsiz alacak davası şartları bulunmasa dahi davacının alacağını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davanın mümkünse kısmi dava olarak değerlendirilmesi ve esasa girilerek sonuçlandırılması gerektiği kabul edilmiştir. |
Mahkeme Değerlendirmesi
- Belirsiz Alacak Davasının Şartları: Alacağın miktarının davacı tarafından objektif veya subjektif nedenlerle belirlenememesi ya da uzmanlık gerektirmesi gerekir. Belirlenebilir alacaklarda HMK m.107 şartları oluşmaz.
- Kısmi Dava Olarak Nitelendirme Yükümlülüğü: Talep konusu bölünebilir nitelikteyse ve davacı alacağın yalnızca bir kısmını istemişse, dava HMK m.109 kapsamında kısmi dava olarak değerlendirilmelidir.
- Hukuki Yararın Varlığı: Davacının alacağını tahsil edebilmek için mahkeme kararına ihtiyaç duyması, dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu gösterir. Davanın türünün yanlış belirlenmiş olması tek başına hukuki yarar yokluğu oluşturmaz.
- Mahkemeye Erişim Hakkı: Anayasa Mahkemesi, yalnızca dava türünün yanlış seçildiği gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesini mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz müdahale olarak değerlendirmiştir.
"Davanın hukukî yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara karar ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılması gerekir."
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 24.03.2022 Tarih, 2019/11-220 E., 2022/376 K.
Karar
Belirli veya hesaplanabilir bir alacak için belirsiz alacak davası açılmış olsa bile dava usulden reddedilmemeli, koşulları varsa kısmi dava olarak görülerek esastan karara bağlanmalıdır.
- Belirsiz alacak davasının şartlarının bulunmaması tek başına ret sebebi değildir.
- Davacının alacağını talep etmekte her zaman hukuki yararı vardır.
- Mahkeme dava türünü doğru nitelendirerek yargılamaya devam etmelidir.
- Kısmi dava koşulları mevcutsa HMK m.109 uygulanmalıdır.
- Usulden ret kararı mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir.
Uygulama Notu
Özellikle değer kaybı, işçilik alacağı, kira alacağı, tazminat ve sigorta uyuşmazlıklarında uygulamada sıkça karşılaşılan "belirsiz alacak davası şartları yokluğu" itirazları bakımından bu kararlar büyük önem taşımaktadır. Davacının talebinin bir kısmını dava ettiği anlaşılıyorsa, mahkemenin davayı usulden reddetmesi yerine kısmi dava olarak kabul edip esastan inceleme yapması gerekir. Aksi yaklaşım, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğurabilir.