Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilmezse Hak Kaybı Oluşur mu?
Uygulamada sıkça karşılaşılan tartışmalardan biri, taraflardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi halinde rapordaki tespitlerin kesinleşip kesinleşmeyeceği meselesidir. Özellikle lehe görünen bilirkişi raporlarına karşı itiraz edilmemesi gerektiği yönünde yaygın bir kanaat bulunsa da, yüksek yargı kararları bu yaklaşımın her zaman doğru olmadığını göstermektedir.
Lehe Olan Bilirkişi Raporuna Neden İtiraz Edilmeli?
Bir bilirkişi raporu ilk bakışta tarafın lehine görünse bile, raporun eksik incelemeye dayanması, hatalı hesaplama içermesi veya denetime elverişli olmaması ihtimali her zaman vardır.
Bu nedenle uygulamada birçok hukukçu, lehe görünen raporlara dahi gerekli açıklamaları yaparak itiraz edilmesini ve eksikliklerin mahkemenin dikkatine sunulmasını tavsiye etmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Ne Diyor?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/508 Esas, 2023/226 Karar sayılı ilamında önemli bir ilke ortaya konulmuştur.
Yetersiz bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olması, tek başına usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Mahkeme, denetime elverişli olmayan veya eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kuramaz.
Bu yaklaşım, hâkimin maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğünün tarafların sessiz kalmasından daha üstün olduğunu göstermektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin Yaklaşımı
Anayasa Mahkemesi de benzer yönde değerlendirme yapmıştır. Mahkeme, ilk bilirkişi raporuna itiraz edilmemesinin karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle ek bilirkişi raporunun dikkate alınmamasını adil yargılanma hakkı bakımından incelemiştir.
"Başvurucuların ilk bilirkişi raporuna itiraz etmemesinin miktar yönünden karşı taraf lehine usule ilişkin kazanılmış hak oluşturduğu kabul edilerek ek bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiştir."
Anayasa Mahkemesine göre, uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak yeni ve denetime elverişli bir bilirkişi incelemesinin yalnızca önceki rapora itiraz edilmediği gerekçesiyle dikkate alınmaması, adil yargılanma hakkı kapsamında sorun oluşturabilir.
Usuli Kazanılmış Hak Her Durumda Oluşmaz
Usuli kazanılmış hak ilkesi yargılamada önemli bir güvence olmakla birlikte, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engelleyecek şekilde uygulanamaz.
Özellikle;
- Eksik incelemeye dayanan raporlarda,
- Çelişkili bilirkişi değerlendirmelerinde,
- Denetime elverişli olmayan hesaplamalarda,
- Sonradan ortaya çıkan teknik verilerde
mahkemenin yeni inceleme yaptırması veya ek rapor alması mümkündür.
Sonuç
Bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi, tek başına raporun tartışılmaz hale gelmesi veya karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurması sonucunu her zaman doğurmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde, mahkemelerin eksik veya yetersiz bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm kuramayacağı; maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının usuli şekil kurallarından daha üstün bir değer taşıdığı görülmektedir.
Bu nedenle uygulamada, tarafın lehine görünse bile bilirkişi raporlarının dikkatle incelenmesi ve gerekli görülen hususlarda süresi içinde itiraz edilmesi hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından önem taşımaktadır.